Bu beyin tümörleri sinsice ilerliyor




Bu beyin tümörleri sinsice ilerliyor! Çoğunlukla baş ağrısıyla belirti veren beyin tümörlerinde en yaygın türlerden biri meninjiyomlardır. Genellikle iyi huylu olan meninjiyomlar, beyin zarındaki şapka hücreleri olarak adlandırılan özel bir hücre grubundan kaynaklanır. Bu beyin tümörleri yerleşim yeri, boyut ve tipine bağlı olarak risk oluşturabilir. Ağrı kesicilerle dindirilemeyen baş ağrıları, felç, hormonal bozukluklar, görme kaybı, epilepsi nöbetleri ve beyin kanamalarına neden olabilen bu beyin tümörleri mutlaka takip edilmelidir. Acıbadem Kayseri Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. A. Kerim Gökoğlu, toplumun yaklaşık yüzde 40’ında görülen meninjiyom tipi beyin tümörleri ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı ve önemli uyarılarda bulundu.

Beyin tümörü neden oluşur?

Tüm kafatası içi (intrakraniyal) lezyonların yüzde 15-20’sini oluşturan bu beyin tümörlerinde tanı çoğunlukla 30-40 yaşlarından sonra koyuluyor. Çocukluk çağındaki tüm kafatası içi lezyonların ise yüzde 3-4’ünü oluşturuyor. Meninjiyom beyin tümörleri daha çok baş ağrısı, kuvvet kayıpları, felç ve nöbet gibi belirtilerle kendini gösterse de sıklıkla yavaş büyüyen lezyonlar olduğu için sinsice ilerliyor. Bu tümörlerin zamanla kötü huylu tümörlere dönüşme potansiyelleri bulunuyor. Menenjiyomlar, kafa travması, radyasyon ve genetik yatkınlık dahil değişik faktörlerle ilişkili olabiliyor, ileri yaşlarda ve kadınlarda daha çok görülüyor. ‘Meninjiyomatozis’ adlı birden fazla tümör şeklinde de gelişen bu hastalıkta bilimsel çalışmalara göre, genetik yatkınlık önemli rol oynuyor.

Tümörün çıktığı yer önemli
Meninjiyomlar, beyindeki herhangi bir yerleşimde ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle farklı semptomlarla kendini gösterebiliyor. Semptomlar, kafa içi basıncın artması, beyin dokusu hücrelerinin normal fonksiyonlarının engellenmesi, beynin ve/veya kraniyal sinirlerin bası altında kalması ve beyin atar-toplardamarlarında hasar oluşturacak şekilde gelişebiliyor. Çevre dokular ve damarlar etkilenebildiği ve hastalığın tedavisi de zorlaşabildiği için tümörün ortaya çıktığı yer önem taşıyor.

Beyin tümörü nasıl anlaşılır?

Yavaş ve sinsi ilerliyor
Menanjiyomlar hem yavaş ilerledikleri, hem de şikayet yaratmadıkları için tanı koymak zorlaşabiliyor. Bu nedenle pek çoğu rastlantısal olarak tespit ediliyor. Kişinin öyküsü ve fizik muayenenin yanı sıra nörolojik görüntüleme de teşhiste önem taşıyor. Ancak, daha çok çıktığı yere göre adlandırılan bu tümörlerin iyi veya kötü huylu olduğu patolojik incelemeyle belirleniyor.

Beyin tümörü tedavisi

Meninjiyom beyin tümörlerinin tedavisi için şu yolları takip ediliyor:

Gözlem ve takip
Baş ağrısı gibi farklı nedenlerle yapılan beyin görüntülemelerinde tesadüfen fark edilen veya beyin üzerine doğrudan ya da dolaylı olumsuz etki göstermeyen, daha küçük tümörler genellikle takip ediliyor. Burada tümörün büyüme hızı dolayısıyla yapısı hakkında bilgi ve fikir sahibi olunuyor. Takipler sırasında tümör büyümüyor, zarar verebilecek büyümeye ulaşmıyor ya da menopoz dönemde küçülebilen türlerdense kişi ömür boyu herhangi bir tedavi almadan hayatını sürdürebiliyor. Ancak, kişide olumsuz etkiler gösteren, takiplerinde düzelme olmayan, beyinde yerleştiği noktaya ve cerrahi gerektiren büyüklüklere ulaşmış tümörlerde ise cerrahi tedavi öneriliyor.

Cerrahi
Meninjiyomların çoğu cerrahiye uygun oluyor. Kişinin genel sağlık durumuna, beklenen yaşam süresine, tümörün büyüklüğüne ve yerleşim yerine göre de ameliyat kararı veriliyor. Ameliyatta damar veya sinir dokularının zarar görme ihtimali çok yüksekse veya tümör büyükse operasyon sonrasında radyocerrahi öneriliyor.

Radyocerrahi
Cerrahi uygulandığında ameliyat performansı düşük, ameliyat yapıldığında kalıcı hasar riski yüksek olan kişilerde ve belirli bir büyüklükten meninjiyom küçük beyin tümörlerinde radyocerrahi uygulanıyor. Radyocerrahinin amacı tümörün büyümesini durdurmak, küçültmek, hatta ortadan kaldırabilmektir.

Kemoterapi
Meninjiyom beyin tümörleri genellikle kemoterapi ile tedavi edilmiyor. Sadece hormona duyarlı nadir meninjiyom beyin tümörlerinde tercih edilebiliyor. Buradaki amaç beyin tümörünün büyümesini durdurmak, mümkünse de küçültmek oluyor.