Sınav kaygısını zayıflatacak 4 yöntem




Stresi yaşama ve onunla mücadele etme biçimi kişiden kişiye değişen bir durumdur. Eğitim hayatları boyunca Liseye Giriş Sınavı (LGS), üniversite sınavı gibi pek çok sınava girmek zorunda kalan çocuklarımız sık sık stres ile yüz yüze gelir. Çocuklarımızın bu duygu ile baş etmeyi öğrenmeleri halinde başarılarının artma olasılığı yüksektir. Sınav kaygısı bazı kişilerde kalp çarpıntısı, zihin bulanıklığı, terleme, iştahsızlık ya da aşırı yeme, tedirginlik, bulantı, dikkat ve odaklanmada bozulma, uyku problemleri, çalışmaya karşı isteksizlik, özgüvende azalma, yetersizlik hissetme gibi belirtilerle kendini gösteriyor ve performansta belirgin bir düşüşe yol açabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi’nden Uzman Psikolog Betül Küçükardalı, sınav kaygısıyla başa çıkmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Özellikle sınavdan önceki gün; kişinin kendisiyle yüzleşeceği, hesaplaşacağı gün değil, çabaları için kendisine teşekkür edeceği, bedenini ve zihnini dinlendireceği gün olmalıdır. Sınav kaygısı yaşayan çocukların çevrelerinden ve ebeveynlerinden destek almaları da önemlidir. Bunun göstermelik ya da sözde olmaması gerekir. Gerçekten çocuğun yapamadıklarından ziyade, yapabildiklerine odaklanılması ve çabasının takdir edilmesi yalnız kaygısını azaltmakla kalmaz, özgüveninin gelişmesini destekler.

Olumsuz düşünceler sınav kaygısını artırır

Bazı öğrenciler “Sınava hazır değilim”, “Bu sınavda başarılı olamayacağım”, “Sınav kötü geçecek” gibi gerçekçi olmayan inançlara kapılabiliyor. Oysa sınav kaygısıyla başa çıkmanın en önemli aşaması bu düşünce ve inanışları sorgulamak ve yeniden değerlendirmektir. Bunların yanı sıra nefes alma, gevşeme egzersizleri, düşünce durdurma ya da dikkati başka yöne odaklama teknikleri de sınav kaygısı ile başa çıkmada etkili yöntemlerdir.

Beslenme ve uyku önemli

Beslenme ve uyku saatlerine dikkat etmek de önemli faktörler arasında yer alıyor. Uyku ve beslenme ihtiyacı kişiden kişiye farklılık gösterse de olması gerekenden uzun ya da az uyunduğunda veya olması gerekenden fazla veya az yemek yenildiğinde bedensel ve zihinsel olarak oluşacak alarm modu, kaygıyı da artırıyor. Bu nedenle sınava az bir zaman kala beslenmenize, çalışma alışkanlıklarınıza ve uykunuza çok dikkat edin. Bu alışkanlıkların kendi içinde düzenli olması, bedenin daha güvenli ve rahat bir halde kalmasını sağlıyor.

Elinizden geleni yapın

Aşırı stres anlarında beyin kortizol salınımını artırıyor; bu hormon da zihni bulanıklaştırıp mantıklı kararlar ve tepkiler üretmeyi engelliyor. Çünkü stres altında beden alarm moduna geçerek ‘savaş, kaç veya don’ tepkilerinden birini vermeye eğilimli hale geliyor. Yoğun sınav kaygısı yaşıyorsanız öncelikle bu üçünden hangi tepkiyi daha sıklıkla verme eğiliminde olduğunuzu düşünün. Bir daha bu kaygıyı yaşamaya başladığınızda; bedeninizin yoğun stres altında alarm moduna geçtiğini hatırlayın ve bedeninize “Her şeyin yolunda olduğunu, önemli olanın mükemmel olmak değil elinden geleni yapmak’’ olduğunu hatırlatıp, rahatlama teknikleriyle bedeni alarm modundan çıkarın.

Sınav kaygısını azaltacak cümleler

Sınavdan bir gün önce öğrencilerin kendi kendilerine şöyle düşünmeleri gerekiyor: ”İyisiyle kötüsüyle uzun ve zorlu bir hazırlık sürecini, kendimce elimden geleni yaparak geride bıraktım. Biliyorum ki elimden geleni yapamadığımı düşündüğüm zamanlarda da, aslında o gün için elimden gelen oydu. Hayatta mükemmel diye bir şey yok. Ben mükemmel değilim, kimse mükemmel değil. Sınavlar benim kim ve nasıl biri olduğumu belirlemiyor, sadece ve sadece benim o andaki bilgi düzeyimi ölçüyor. Ben zamanla, çalıştıkça daha bilgili, donanımlı olacağım, gelişeceğim, bunu biliyorum. Bu sınavda bildiklerimi olduğu gibi yansıtacağıma inanıyorum.’’